“Geriye dönebilmek için yakın geçmişi unutabilmek gerekir, geri dönüşte kabul edilmek, bir doğumdur ve geri dönmek, yeniden başlamaktır”

Unutma Biçimleri

 

Marc Auge tatarfından kaleme alınmış ve Mert Sert tarafından çevirilen,  “Unutma Biçimleri”, Yapı Kredi Yayınlarının okurken düşündüren kitaplarından biri. İnce olduğuna aldanmayın, her bir cümlede durup uzun uzun düşünmek gerekiyor.

“Unutma” kavramını, tarihte yazılan roman ve filmlerden örnekleyerek kaleme aldığı kitabında Auge, “Unutma” kavramını “ölüm”, zıt olarak “anımsama” kavramını ise “yaşam” ile özdeştiriyor. Unutma ekseninde, “affetme”, “umursamazlık”, “ihmal”; anımsama ekseninde ise, “pişmanlık”, “takıntı” ve “kin” sözcüklerinden bahsediyor.

“Doğduğu andan öldüğü ana kadar, zamanın içinde yer almak bireyin en belirgin özelliğidir” diyen Auge, “ölüm önümdedir ve bir gün ölmek zorunda kalacağımı aklımdan çıkarmamam gerekir; ölüm arkamdadır ve onu barındıran geçmişi aklımdan çıkarmam gerekir” diyor ve ekliyor, “içinde bulunduğumuz zaman, çoğu kez, geleceğin belirsizlikleri ile geçmişin bulanıklıkları arasında bölünmüştür” diyor.

Bireylerin kendilerine özgü unutuşlarından bahseden Auge, “bana unuttuğunu söyle, sana kim olduğunu söyleyeyim” nüktesini yapıyor.

Çocukluğumuzdaki anların hepsini muhafaza etseydik, belleğimiz çabuk dolardı diye belleğin kapasitesini  yorumlayan  Auge, “ilginç olan geri kalanlardır” diyor ve ekliyor “anılar, unutma yoluyla tıpkı kıyı çizgisinin deniz tarafından şekillendirilmesi gibi erozyona uğrar” benzetmesini yapıyor.

Auge, kitabında faşist ve komünist arsında şöyle bir ayrım yapıyor; “Faşist, bellekten yoksundur, hiçbir şeyden ders almaz, yani hiçbir şeyi unutmaz, kendi takıntılarını şimdiki zamanda yaşama devam eder. Komünist ise, yaşadığı geçmişi, hayyaleri içerisinde gündeme getirir”.

Auge’ye göre, zamanın hiçbir boyutu diğerinden soyutlanarak düşünülemez, bir önceki ile bir sonraki arasındaki geçiş düzenlendiği ölçüde, şimdiki zaman belirginleşecek ve bellek ile bekleyiş gerilimi devam edecektir.

Auge,, unutmayı üç farklı şekilde betimler. 1. Geriye dönme; “basit “bir geçmişi zamanı öne çıkarmak üzere,  “bileşik” geçmiş zamanı saf dışı etme 2.Erteleme; şimdiyi bir süre için geçmişten ve gelecekten uzaklaştırarak geleceği geçmişin geri dönüşüyle özdeştiği ölçüde unutmaya çalışmak. 3. Yeniden başlama; geçmişi unutarak geleceği yeniden bulmak, mümkün bütün geleceklere ayrıcalık tanımaksızın yeni bir doğuşun koşullarını sağlamak.

 

Auge düşündüren bir yaklaşım olarak “unutmak, daima şimdiki zamanla şekillenir” diyor ve ekliyor “unutma söz konusu olduğunda bütün zamanlar şimdiki zamanlardır, çünkü geçmiş onun içinde kaybolur ya da kendisini onda yeniden bulur ve gelecek ancak taslak olarak onda ortaya çıkar” diyor.

“Her şeye yeniden başlamak için başarısızlığı göze almak ve geçmişi unutmak gerekir” diyen Auge’nin kitabındaki bir çok yorumdan, ölüm ile doğumun ortak paydasının bilinmeyen olduğu çıkarsaması yapılabilir.

Ve kitabın en vurucu cümlesi ise;

“Geriye dönebilmek için yakın geçmişi unutabilmek gerekir, geri dönüşte kabul edilmek, bir doğumdur ve geri dönmek, yeniden başlamaktır”

 

 

0 cevaplar

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir